Dışarda kurumuş dut ağacının dallarındaki kumrulara, kedilerimin koltuklara yayılmış tüylerine, duvarın köşesinden süzülen ışıkta oynaşan toz zerrelerine baktım, kokuları var mı diye yerimden kalkmadan havayı kokladım, elimle oturduğum koltuğun sırtına yapışmış kedi tüyü öbeğinden bir tutam aldım, onu da kokladım. Hiç birinin kokusu yoktu.

Gözüm sehpadaki gazeteye ilişti sonra….sonra orada Ali İsmail’in o güzel yüzünde kaldı. Zaman onun yüzünde, saçlarında, ellerinde usul usul gezindi, gözlerine gelince son kez çırpındı ve öldü. Gün akşama döndü.

Sonra, sonra hep gece oldu… 

home ../../../../Anasayfa.html
 
zehir ve cinayet >../3/15_zehir_ve_cinayet.html../3/15_zehir_ve_cinayet.htmlshapeimage_4_link_0
< hepiniz günahkarsınız../1/26_%22hepiniz_gunahkarsnz%22.html../1/26_%22hepiniz_gunahkarsnz%22.htmlshapeimage_5_link_0