M.Ö. 3. YÜZYIL

Elling Kadını; Tollund Adamından 12 sene önce yine aynı bataklıkta bulundu .Belki de  asıl adı çok sevilen anlamına gelen “ nikaa-tulit” idi. O da yeni adını yosunların arasında uyuduğu binlerce yılın sonunda aldı. Demir Çağı kurbanlarından biri olan Elling Kadını en fazla 25 yaşındaydı. Öldürülmeden önce  uzunluğu yaklaşık bir metreyi bulan saçlarını özenle, yedi ayrı örgüyle bir taç gibi başının etrafına dolamış, örgülerden sadece birini katillerini görsün diye üçüncü bir göz gibi sırtına doğru bırakmıştı. Saçlarındaki kızıl rengin ise uzun yıllar bataklık dibinde yatmaktan kaynaklandığı sanılıyor. Yaşadığı dönemin  giysi biçimi olan çok ince bir iplik türü kullanılarak dokunmuş pelerini ve pelerinin boynunun altında düğümlenmiş ucu kısmen sağlam. Boğularak öldürülmüş ve öldürüldükten sonra sığır derisinden yapılmış bir battaniye ile sarılarak bataklığa gömülmüş.

Bataklık cesetleri gibi sevimsiz bir adla anılan Germen ırkının bu iki temsilcisinin işledikleri suçlar ve karşılığında reva görülen cezalandırmalarla ilgili Cornelius Tacitus ” Germania Halklarının Kökeni ve Yerleşim Yeri” adlı eserinde şöyle diyor,

“Cezaların şekli suça göre değişir. Vatan hainleri ve kaçaklar ağaca asılır. Korkaklar, miskinler ve sapıklar balçıklara batırılıp üzerlerine çitler yığılır”.

24 Aralık 2012

Hasret’in cesedi Batman çayında bulundu. Ona da tıpkı 2000 yıl önceki bataklık cesetleri gibi, öldürüldükten sonra ismi de yaşamasın diye yeni bir isim verdik “Hatice” dedik. 15 yaşında ve dört aylık hamileydi. Üzerinde mor hırkası ve uzun çiçek desenli, beli lastikli eteği vardı. Şiddet gördüğü koca evinden kaçıp baba evine sığınmış ve sığındığı evde amca ve dayı oğulları tarafından tecavüze uğramış hamile kalmıştı. Çocuğun babasının hangisi olduğuna karar verilemeyince Hasret’in boğularak öldürülmesi uygun görüldü. Gezmeye çıkaracaklarını söyleyip Batman Çayı’nın kenarına getirdiler ve orada boğarak öldürüp çaya attılar. Cesedi bir hafta sonra bulundu. Şişmiş cesedini bulanlar üzerine bir battaniye örtüp morga kaldırdılar. Hayatına sahip çıkmayan ailesi cesedine de sahip çıkmadı. Kefenlenmedi. Hayatında hiç tanımadığı insanlar tarafından ceset torbasıyla kimsesizler mezarlığına gömüldü. Gerçek ismi gibi hayata ve sevgiye “Hasret”  öldü.

Cezaların şekli suça göre değişir. Tecavüz edenler ya kaçar ya salıverilir. Tecavüze uğrayanlar, karnında bebekleriyle boğularak dereye atılır. Cesetleri bulunsa dahi kefenlenmez, ceset torbasıyla kimsesizler mezarlığına gömülür ve gerçek adları da unutulsun diye yeni bir ad ile anılırlar.

Kabil’den beri birbirimizi öldürmeye devam ettiğimiz bataklığa benzer şu dünyada yaşamaya ve hala umut etmeye nasıl devam edebiliyoruz şaşıyor insan ....

home ../../../../Anasayfa.html
 
< madam marista ve hidayet hanım19_madam_marista_ve_hidayet_hanm.html19_madam_marista_ve_hidayet_hanm.htmlshapeimage_4_link_0
“kızmazsan sana bir şey söyleyeceğim” >23_%22kzmazsan_sana_bir_sey_soyleyecegim%22.html23_%22kzmazsan_sana_bir_sey_soyleyecegim%22.htmlshapeimage_5_link_0