Deli Juana, 13 yaşındayken, Boabdil’in haremindeki kadınların, Elhamra Kalesi’nin burçlarından atlayarak  kendi canlarına kıyışlarına şahit oldu. Ve sonradan baktığı tüm boşluklarda bu kadınların kayalara çarpıp dağılmadan önce bir kuş gibi gökyüzünde süzülen ince bedenlerini gördü.


16 yaşındayken onu Habsburg Prensi’ne götüren filonun batması sonucu maiyetinin bir kısmını ve çeyizinin tamamını kaybetti. Bu faciadan kurtulabilen ıslak giysi sandıklarıyla Habsburg’a ulaştığında, Philip’in karşına eteklerine kurumuş deniz tuzları ve bir parça yosun takılmış mavi kadife elbisesiyle çıktı. Bütün İspanyol geleneklerini hiçe sayıp peçesini kilise nikahından önce açtı ve kızıl saçlarıyla, siyah gözlerini kalbiyle beraber Philip’in emrine sundu.


Defalarca kocasının ihanetine uğradı. Bütün mücevherleri ve giysilerinin kocasının Fransa sarayından getirdiği metresine verildiğini öğrendiğinde, inci gerdanlığını ve yakut broşunu kadının boynundan kendi elleriyle söküp aldı. Ellerinde gerdanlık ve kadının kopmuş sarı saçlarıyla salondan zorla uzaklaştırıldı ve bir odaya kapatıldı.


Peş peşe altı çocuk doğurdu ve hiçbirini kendi büyütmedi. Sadece İspanya’da bıraktığı ikinci oğlunu kısa bir süre emzirebildi. Hayatının neredeyse tamamını çocuklarına hasret geçirdi. Son üç çocuğuna deli suçlamasıyla hapsedildiği odada kocası Philip’in tecavüzleri sonucu hamile kaldı.


Annesi’nin ölümünden sonra kraliçe olarak taç giymeye gittiği İspanya’da deli olmadığını ispat etmeye mecbur bırakıldı.


26 yaşında çok sevdiği ve her tür ihanetine şahit olduğu kocasının ölümü üzerine hem hayattaki en büyük düşmanını hem en büyük aşkını kaybetti. Bu ölümden sonra sadece siyahlar giydi ve kimsenin içinde ne olduğunu göremediği bir boşluğa saatlerce bakmaya başladı.


29 yaşında öz babası İspanya’ya kızının delirdiğini ilan etti ve onu bir şatoya hapsetti. İngiltere sarayına gönderilen kız kardeşinin adını verdiği en küçük kızı Catharine’yi yanına aldı. Kendisinin yanındaki hücereye konulan küçük kız dışardan gelen çocuk seslerini duyarak ve onlarla arkadaş olduğunu hayal ederek büyüdü.


36 yaşındayken kızı yanından alındı ve şatoda tek başına bırakıldı. Yemek yemeyi, giyinmeyi, uyumayı reddetti. Dövülerek zorla beslendi, sakin kalması için bağlandı.


76 yaşında aynı şatoda tek başına öldüğünde çok uzun zamandır sadece boşluğa bakıyordu. Bence deli değil  sadece çok incitilmiş bir kadındı.

“ Ey sevip de karşılık görmeyen prenses,


  Kızıl karanfil gibi ıssız ve derin bir vadide,


  Acını sızlatıyor yattığın mezar.


  Mermerin üzerinde açılan gözlerinle,


Kutsal bir emanet gibi saklar seni Granada,


Ah! Soğuk mermerin altında yatan esmer prenses.”



Eluardo Galeano, Aynalar, Çeviri; Süleyman Doğru, Sel Yayıncılık.


C. W. Gortner, Son Kraliçe, Çeviri; Zeynep Arıkan, Epsilon.


Frederico Garcia Lorca, Deli Juana’ya Ağıt.

home ../../../../Anasayfa.html